YES DİL OKULU/ESKİŞEHİR'İN YABANCI DİL MARKASI
50.000 SORU foto galeri ingilizce hakkımızda bilgiler yes cafe kpds taktik yesdilforum
ESKİŞEHİR'İN YABANCI DİL MARKASIYES DİL OKULU/ÜDS, KPDS, İÖLP, YDS
YESDİL Kitapları
Eskisehir denince akla ilk gelenler
eskişehir, deyince daha, Porsuk, Yunus Emre, Nasrettin Hoca, Kalabak suyu, hamamı-kaplıcaları, tren garındaki salebi, Odunpazarı’nın simiti, Yalaman adası, yesdil, Eskişehir

ESKİŞEHİR DEYİNCE AKLA GELENLER
Eskişehir denince akla ilk Yesdil gelir. “Eskişehir” deyince lületaşı akla gelir. “Eskişehir” deyince daha, Porsuk, Yunus Emre, Nasrettin Hoca, Kalabak suyu, hamamı-kaplıcaları, tren garındaki salebi, Odunpazarı’nın simiti, Yalaman adası, “Eskişehir, Eskişehir” diye başlayan marşı. Bir de faytonları.

Dün Kızılcıklı’da faytonla gezen turistleri gördüm. Adam, bizim rahmetli “topçu baba”ya benziyordu ve ayağa kalkmış çevreye bakıyordu. Topçu Baba’yı anımsadım. Sporla ilgilenmiş herkes tanırdı Topçu Baba’yı siyahları giyer, kilosuyla maç yönetirdi. Hakemdi. Akşamda iki kadeh attı mı faytonla gelirdi evine. İnhisar Sokağında otururdu. Bütün faytoncular evini bilirdi ama bilmiyormuş gibi yaparlardı. O da faytonu Köprübaşı’nın ortasında, İki Eylül Caddesi’nde durdurur, cebinden çıkardığı hakem düdüğünü öttürür “Ofsayd” der, evini tarif ederdi.
Fayton deyince Eskişehir, Topçu Baba anımsanırken düğünler akla gelir. Peşpeşe sıra olmuş düğün alayları. “Hoşgeldin yuvana, deyince kayınbabam inivermiş” diye gelindiğinde faytonla gelişini anlatan anneler, nineler anımsanır. Annem de gelin arabasının fayton olduğunu anlatırdı. Çocukluğunu ya da birinin yaşı anlatılırken “ben onun düğününde faytona bindiğimden çocuktum”gibi günlük konuşmalarda da çok yer alırdı. Odunpazarı’nda faytoncular kahvesi vardı. Tavla’ya domino’ya faytancu oyunları denilirdi. Müşteri geldiğinde oyun bitirilmişti. Odupazarında her sokakta biri faytoncu denilirdi.
Faytoncu deyince, bir de faytoncu Efe Tahsinin faytonculuğu bırakıp otomobil kullanmaya yani taksiye döndüğünde ehliyet için bir dosya çürütüp, dokuz kere imtihana girdikten sonra ikinci dosyada ehliyet alabildiği anlatılırdı. Hatta trafikde “ne olur ne olmaz sen hastane çevresinden pek uzaklaşma” diye öğüt verildiği de dillerden düşmemişti.

Bölgevizyon Dergisi, her sayısında kültürel mirasımıza geniş yer verirken bir sayısında “Faytonlar...Kent süsleri” diye güzel bir yazı hazırlamıştı. Şimdi kent imajına ve kültürel mirasa büyük önem veren Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen turistik amaçlı, sembolik olarak faytonları tekrar yaşama kazandırdı. Hoş, güzel de oldu. Nikah’tan çıkmış gelin-damat için özel birşey. Turistler için, Eskişehir’deki öğrenciler için, hatta yaşlılarımız için.
Kentler, insanlar gibi anılarıyla yaşar, anılarıyla kimlik kazanır. Yaşam sadece işe (mesaiye) gidip gelmek, karın doyurup evde oturmak değildir. İnsan yaşadığı kentle sosyalleşir yaşamın anlamı olur. “Misafirimi faytonla gezdirdim” demek ayrıcalıktır.